yasemin mori'den björk olur mu? dediler..olmadı
mehmet batdal yeni ibrahimovic olur mu? dediler..o da olmadı
messi maradona olur mu? dediler..kimine göre daha iyi oldu..kimine göre olmadı
tatlıya tuz atılır mı? dediler..atanlar oldu..atmayanlar oldu
tuzluya şeker katılır mı? dediler..katanlar oldu..katamaranlar doldu.
bilmem anlatabiliyor muyum ama bence ne varsa kendi halinde..kendi kıymetiyle güzel oluyor yani..
bizim memleketin insanı kendinden sonra aynı işi yapanlara ya da yapacak olanlara akıl vermeye tapan "usta" isimlerle dolu..baksanıza son seçimleri kazanan partinin genel başkanı "ustalık" dönemini yaşıyor siyaset ortamında..ustalar hata yapmazlar mı?..yanlış karar vermezler mi?..
gözümüzün alıştığı ikililerden biri fatih terim-müfit erkasap ikilisidir mesela..futbol ile ilgilenmeyenler bile bir şekilde o ikiliyi yanyana görmüşlerdir..zihinlerinde az buçuk canlandırabilirler..canlandıramayan gugıllasın kardeşim..burada full hizmet veremiyorum..
ben müfit erkasap'ın fatih terim gibi "usta" bir ismin yanında ne işe yaradığını çözemedim..belki çözmem gerekmiyor ama..iki kişiyi yanyana görünce daha fazla çalışan akılların daha akıllı işler becermesini bekleriz..bunu hep bekleriz..yani görünenlerden birisi yedek kulübesi yumruklarken..diğeri anadan-babadan güç almış çocuk gibi hiddetlenmez etrafa..bu ikili bunu çok gösterdi..hep hiddetlilerdi..tam olarak ne yaptıklarını hiç anlamadım..ben zaten "bol paslı-coşkulu-90 dakika rakibine pres yapan baskı uygulayan" futbolu ne gördüm..ne oynadım..ne anladım..90 dakika hele ki bizim memleketin hımbıl topçusuna böyle şeyler yaptırmak için imparator değil..ALLAH olmak gerekiyor sanırım..yani gerçekten "bela verme" yetkisinin tek kişide toplanması lazım ki..bizim hımbıl topçular 90 dakika boyunca "coşkulu bir futbol" izletebilsin tribündekilere..
Birilerinin bir evvelkiler gibi olmasını bekleyerek geçen ömrümüz..
Acaba gelen gideni aratır mı? sorusuna cevap bulamayarak verdiğimiz son nefesimiz..
Siyaset-sanat-futbol karması hayatımız..
Hiç cevap bulamadığımız türlü sorular..
Gerçekleşmeyen pazar kahvaltılarımız..kötü türk kahvelerini içerken mutlu görünen suratlarımız..
Akşam yemeğine davet edilirken şiddetle tanışmalarımız..
"HADİ BE" diye bağırmalarımız..
Sanıyorum insan yaşarken ölmüyor o acıklı filmlerdeki gibi ama
Muhtemelen ölünce özlüyoruzdur bunları
Alican Arıcan
08/08/11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder