2 Ekim 2009 Cuma

88 MODEL-24

MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş sağlam bir çıkış yaptı..Kürt açılımına tepkisini "açıkça" ortaya koydu...kendisine saygım sonsuz ne de olsa çevresince çok sevilen sayılan birisi olmalı ki milletvekili kimliği elde edebilmiş olsun..ee kolay değil o noktalara sevilmeden,sayılmadan gelebilmek..elbette birilerinin Akif abisidir..elbette onun elini öpen ufaklıklar vardır çevresinde..ne bileyim kolonyasını döken..arkasından su döken..hayır duasını eksik etmeyen sevenleri elbette vardır..ki bu Akif beyin sonuna kadar hak ettiği bir şeydir..her insanın "sevgiyi..saygıyı" hak etmesi gibi..her insan demişken "Kürt" kimliğine mensup insanlarında sevgi ve saygıyı hak ettiklerini unutmamak..unutturmamak gerek..bunu neden söylüyorum..çünkü Akif bey yaptığı sağlam çıkışta "Kürt diye bir millet, Kürtçe diye bir dil yok" diyor..kendisi bu iddialı açıklamayı Tarsus ilçesi'ndeki bir yerel gazeteyi ziyareti esnasında yapıyor..hani gazete yerel ancak açıklamayı dinleyenler o kadar da yerel olmasa gerek..çünkü bu "sağlam" ve "sert" açıklama bizlere kadar geliyor..yerel etkisini yitiriyor..ülke çapında "anlamak" isteyen ve "sorgulayan" herkesin önüne servis ediliyor..Akif beyin bu açıklaması normal..çünkü üyesi olduğu partinin genel başkanı belli bir süre önce dağa çıkmaktan bahsediyordu..ama elbette bu çıkışı sadece "sandık" amaçlı bir çıkıştı..kimsenin dağa çıkacağı falan yoktu..zaten kimse dağa çıkmasın..belli ki sorunlar "kanlı çatışmalarla" sonuca bağlanamayacak..kör bir milliyetçiliği desteklemek katilleri alkışlamak gibime geliyor..yani "bizden olmayanları" ezip geçme fikri "onlarla uzlaşma" fikrinden çok uzakta kalıyor benim için..ben kimseyi ezip geçme yanlısı değilim kusura bakmayın..ben bir başka kültürden sadece faydalanmaya çalışırım..Kürtçe diye bir dilin..bir kültürün varlığı beni sadece mutlu eder..rahatsız etmez..çünkü bilirim ki dünya üzerindeki hiçbir dil "terör" için oluşturulmamıştır..kimse kan dökmeye bahane olsun diye bir kültüre katkıda bulunmamıştır..her dilin..her dinin..yeryüzüne katkısı sonsuzdur..birilerinin bazı açıklamaları yaparken daha uzun düşünüp daha kısa cümlelerle dert anlatması gerekmektedir..

Bursaspor-Diyarbakırspor mücadelesinde Bursaspor taraftarları "terör örgütü" ile Diyarbakırspor'u bir tutan tezahüratlar yapmışlar..ardından Diyarbakırspor başkanı "ligden çekilme" üzerine sağlam bir açıklama yapmış..sonra futbol fedarasyonu başkanı Bursaspor ve Diyarbakırspor başkanları ile görüşme yapmış..Bursaspor'a kötü tezahürattan dolayı ceza kesilmiş..ben bazı yazılarımda Bursa'da birkaç sene önce "işaretlenen evlerin" olduğundan bahsetmiştim..bu işaretlenen evler Kürt kimliğine mensup kimselerin yaşadığı evlerdi ne hikmetse..ne garip değil mi?..bu işaretlenen evlerin ülkü ocaklarına mensup kişilerin bir işi olduğunu yazmıştı basın..bazı şeyleri unutmuyorum..milliyetçilik adı altında "bölücülük" kelimesine anlam katan insanları anlamıyorum..anlamak istemiyorum açıkçası..hani bir arada yaşamayı savunurken..papaz öldürüp..incil basan adamları katledip..Hrant Dink'i sırtından vurunca bir arada yaşayanlar tam olarak kim oluyorlar..bir ülkede birileri öldürülüyorsa..bu o ülkede yaşayan herkesin işlediği bir cinayet olsa gerek..sizin evinizden bir yazar vurulmadan..sizin evinizden bir papaz öldürülmeden..sizin evinizden bir incil fırlatılmadan asfalt üzerine..sanırım anlamanız zor..neyse ki ben hiçbir yakınımı bu ülkede yaratılan vahşet ortamına kurban vermedim..zaten öldürülecek bir yakınım olmasa gerek...biz sanki işlenen cinayetlerden ve o cinayetlerin aydınlatılıyor olmasından zevk alıyoruz..yüzümüz kızarmıyor ancak alkışlamaktan avuçlarımız patlıyor gibi..o kadar şiddetli alkışlıyoruz ki polisimizi..askerimizi..sanki şiddetten zevk alıyoruz..şimdi birileri bana fena halde sinirlenecek..varsınlar sinirlensinler..bilensinler..ancak bana sataşmaya kalktıkları an sakın başka "beyinlerden" akıl dilenmesinler..belli ki önce uyanmak gerekiyor..yani ülkede yaşanan bu kaos ortamına sadece "üzerimizde oyun oynanıyor" demek yeterli değil..

Yüzüm Lice'ye dönmüyor...kusura bakma diyemiyorum...bir insan olarak..evvela bir insan olarak önce utanıyorum..deli gibi utanıyorum başımı kaldıramıyorum..sadece başımı kaldıramamamla açıklanamaz..koyun otlatırken havan mermisine hedef oldu bir beden..Ceylan'ın bedeni havan mermisinin en anlamsız adresi oldu..hani kan döken bir nesnenin..insanın canına kasteden bir nesnenin hedefi hiç olmamalı aslında..gönül bunu istiyor..akıl bunu istiyor..duygu bunu istiyor..mantık bunu istiyor..nedir istediğim?..şu "çatışma" bitsin..seneler önce..altıncı sınıfa giderken ben..yani şimdikinden oldukça ufakken ben..sıra arkadaşıma söylediğim bir lafın..sınıfta bulunan hoca tarafından arkadaşlarımın karşısında kulağımın çekilmesine neden olacağını hiç bilmediğim bir zaman dilimi yaşarken ben..yani hala birşeyler için "iyi şeyler" düşünmeye devam ederken..Ceylan o zaman çok ufaktı..o gün Ceylan çok ufaktı..yeniydi burada..yeryüzünde yeniydi..bugün bir hayvanın yavrusuna bile kıyamazken insan evladı..Koyun otlatan Ceylan'ı parçalamak üzerine binlerce sebep bulabilirdi..belki daha sonra soğuk bir özür dilerdi kahrolası şiddet içeren sistem..ben altıncı sınıfa giderken..sıra arkadaşım birgün İtalya milli futbol takımının futbolcularına bir sebepten kendince küfür ederken..aklıma birşey geldi..dedim ki.."sen İtalyanlara küfür ediyorsan..onlarda bize küfür ediyor olmalılar.."arkadaşım benim bu lafımı..o masum ve mantıklı lafımı aldı ve koca adam faşistliğinin ona verdiği yetkiye dayanarak bunak tarih hocasına söyledi..ve o bunak tarih hocası Türklere küfür edilme ihtimalini hazmedemeyip sınıfın ortasında kulağımı çekti ve beni ayağa kaldırdı..düşünsenize belki sizin için şu an hiç birşey ifade etmeyen bu "basit" olayı ben hiç unutmadım..ve bugün unutamadığım o "basit" olayı yaşarken ben..Ceylan daha çok ufaktı..tabii ben o gün bilemezdim Ceylan'ın paramparça olacağını..hatta paramparça edilmekle kalmayıp..cesetinin başına "yasal" yolların ulaşmayacağını..tam aksine Ceylan'ın paramparça cesedinin ailesi tarafından birilerinin ayaklarına götürüleceğini..yahu bu inat kime?..bu inat bu yıldırma politikası ne için?..hani facebook ortamında "DTP"li bilmemkimin elini sıkmayan emniyet müdürü..vali gibi kimselerin videolarını paylaşmaktan haz duyan sizler..Ceylan'ın parçalanıyor oluşundan da haz duydunuz mu acaba..İçinizi rahatlatmak için Ceylan'ın ileride terörist olma ihtimalini zihinlerinizde canlandırıyor olmayasınız şu anda..Kim bilir Ceylan yaşarken ne güzel rüyalar gördü toprağın huzura kavuşmasına dair..çünkü çocuktu..çocuk olarak öldü..Ceylan birileri için ne kadar değerlidir bilemem ama..Öldürüldüğü esnada Ceylan'ın yanında bulunmayan "esas koyunlar" bu ülkede "birileri" için çok değerli...kanı sevenlere..öldürmekten zevk alanlara selam olsun.Besle canım Türkiyem..besle katillerini..duvarlarımızı süsleyecek elbet "kahramanlarının" resimleri...

Alican Arıcan
02/10/09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder