üniversiteye büyük umutlarla girmedim..en başından beri okula gitmek benim için bir sıkıntıydı
94 senesinden beri böyle oldu..ben okulu hiç sevmedim..yani okumayı..sınavları..bir şeyleri öğrenmek zorunda olmayı
canım neyi istediyse onlarla ilgilenmeyi tercih ettim..ki bu şekilde mutlu olduğumu gördüm
herneyse ben isyan ettikçe çevrede birikenler ses yükseltip akıl verdi..
okulda susmayı öğrenmeme gerek yoktu
ben zaten boynum eğik doğmuştum hayata karşı.
sonra sonra..okul değiştirdikçe o boyun bi doğruldu..
bir baktım etraf gariplik dolu..evraklar..karneler..sınavlar..silgiler..kalemler..kopyalar..
sonra güzel kızlar..güzelliği keşfetme hali..falan filan derken iyiden hayvan gibi olmanın yoluna girildi
tabii o arada bambaşka şeyler oluyordu dünyada..
liseye geldim..bir baktım manyaklıklar artarak devam ediyor..artık sadece "araç-gereç" değil..idareci manyaklıkları başlamış
inanılmaz şeyler oluyordu bana göre..
hayatımda ilk defa 6. sınıfa giderken yaşı bizlerden oldukça büyük bir tarih hocasının hakikatten lüzumsuz yere kulağımı çekmesi sonucu..
bunu bir de koca sınıfın ortasında yapması sonucu.."öğretmen şiddetiyle" tanıştım..
şimdi diyeceksin ki...oturduğun yerden.."ulan o da şiddet mi?"..
valla kardeşim..hafiften içine kapanıksan..yavşak gibi paylaşmıyorsan tüm hayatını..açıkçası şiddetin kralı oluyor o
meğerse insan o aralar büyümeye başlıyormuş zaten..ortaokul mortaokul derken..
hakikatten hikayenin tam ortasıymış yani..fakat o aralar kıllanmamıştım..çünkü neredeyse her sene okul değiştiriyordum
ilkokuldan ayrılmamın sebeplerinden birisi..sınıf hocamızın sınıfı kendince akıllılar-akılsızlar olarak bölmesiydi
hocamıza göre birileri akıllı..diğerleri akılsızdı..tabii ki bu açıkça söylenmiyordu..ama sıralar değiştiriliyor..birilerine özel ders veriliyor..birilerine ise yalandan ilgi gösteriliyordu..çünkü bu..yani bu dediğim şey eğitim süreci..ya da sistemi..adı herneyse işte..
büyük bir yarışın içindeydik alayımız..
tabii o aralar çocuk kere çocuğuz..anlamıyoruz..sonradan çaktım köfteyi..
ben böyle saf iyi niyetli..gayet güleryüzlü sıtayla takılırken..hoca bizi mal ilan etmiş kendi çapında
sorun etmedim diyemem..nasıl sorun etmez insan bunu..seni ayırıyorlar birilerinden..doğal olarak nefret ediyorsun..
sorun etmiyorum diyen yalan söyler ya da hakikatten salaktır..sorun etmeyi bile akıl edemez..
birilerini ayırmak kötüdür zaten..el elden üstün falan değil kardeşim..mesele kendini ifade edebilmek
ben bunu daha yeni öğreniyorum..tunç abim sayesinde
bana bunu 17 senedir okuduğum okullarda hiçbir hocam öğretemedi..
neden mi?
işte anlatıyorum kabaca..lisede idari saçmalıklarla boğuşan bir yapı gördüğümde..zaten bu hikayenin nerelere varabileceğini kestirmiştim kendi çapımda..
bizler meslek lisesi mezunlarıydık..
ama imam hatip lisesi öğrencileri alan dışı tercih yapamasın tarzında bir sebeple..bizde kaynıyorduk..
grafik okuduysak..canımız üniversitede sinema okumak istiyorsa mesela..o dönemki sınav sisteminde bunu yapmamız mümkün değildi..hatta oturup mal gibi bunun hayalini kurmak üzerine çokça şaka yapılırdı..
DÖRT senemizi çaldılar..
evet lisede 4 senemizi çaldılar..
kol gibi çaldılar..kapı gibi çaldılar..hayvan gibi çaldılar..
sonra üniversite telaşı başladı..hani ben grafik okudum ya..mecburen grafik okumam lazımdı..
bunu yapamadım..başaramadım çünkü benim çizmekle falanla filanla ilgim yoktu..algılayamıyordum bunu
zaten algılayamadığım için özel yetenek sınavlarını kazanamadım..meslek lisesi mezunu olduğum için diğer arkadaşlarımla beraber yıldız teknik üniversitesi meslek yüksek okuluna geçiş yaptım..
bir buçuk sene okudum..
ne okudum?
hiiiç...
koskoca bir hiç
çünkü bölümün bir kimliği yok..cinsiyeti yok..bir cümlesi yok..tanımı yok..
neden mi?
bölüm matbaa bölümü..boru gibi matbaa bölümü
ama birileri nedense "tasarım basım ve yayıncılık" olarak değiştirmiş bölümün adını
niyeyse..neyi cazip kılmak için yaptılarsa bunu..
bu nasıl bir şey biliyor musun?..mesela istiklal marşının başlığını değiştirmek gibi..başlığını değiştirsende o marş istiklal marşıdır mesela..içerik değişmez..söylersin yani ezberindedir..
e koskoca okulun..yüzlerce öğrenci barındıran bir bölümünün adını değiştirirken..
işi sadece "gerçekten" oturmak olan birileri neden içeriğe hiç kafa yormaz..
orada bir buçuk senemi çaldılar..
bıraktım çıktım..
ama gidecek yerim yok ki..alan dışı tercih yapamıyorum resmen
tabii yine hazırlandım özel yetenek sınavlarına..e alakam yok ki o işlerle..
sonuç aynı..yine kazanamadım..bu defa özel bir üniversitenin grafik bölümüne kayıt oldum
bu arada..açık öğretim işletmeye kayıtlıydım..kovulana kadar..
çünkü sürekli askerlik için dürtüyor birileri..yani üç ayda bir beş ayda bir ya kağıt gelir ya telefon..
herneyse..benim milliyetçi damarlarım askere gitmeme sebep yaratacak kadar kabarmadığından gidip açıköğretim olayına kayıt olmuştum..ne işim varsa işletmede..şaka gibi..ama öyle
fakat gariplikler bitmek bilmiyordu..
bir sene boyunca ingilizce hazırlık okuduk o özel okulda..
irlandalı bir hocamız vardı..kendisi türkçe öğrendi fakat biz zerresini kapamadık ingilizce'nin
neden mi?
açık açık vereyim cevabı bizde yalan yok kardeşim.
bizden hep ezberlememizi istediler..köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek tribinin ta kendisidir bu..
ilgi duyduğun şeyi değil..ne varsa..alayını öğretmek istedikleri için
ayı gibi eğitildik biz..muhtemelen başından beri aynı süreci bir ayı yaşasa..belki onun için daha mantıklı olurdu bu hayvanat sistem
çünkü kimse bize haklarımızdan bahsetmedi..
geçenlerde bir dersimde yoklama sıkıntısı çıktı ortaya..şimdi 2. sınıftan..3. sınıfa geçeceğim
yoklama sıkıntısını açık açık söyleyeyim..
en az 2 yoklamam hoca tarafından silindi
attığım imzanın üzeri karalandı..ne için?
derste çalışmadığım için?
peki ben bir öğretmenin maaşını kesebiliyor muyum mesela?
ondan yeterince faydalanamadığım..ya da dersinden bir şey anlamadığım için?
hayır..ben bu garipliklerin üzerine..para ödenmesini daha çok garipsiyorum..kimsenin bir şey öğrenmek gibi bir çabası yok zaten
insanlar daha lisede nefret etmişler çünkü
okuyanların bazıları bariz hoca yalakası..
yaşı ilerlemiş ya da ilerlememiş..ama egosunun altında ezilmişlerin hoşuna gider o dil darbeleri..
bakın ben açık açık söylüyorum
bazı istisnalar dışında resmen ego tatmin etmek için varız..maalesef varlığımızın sebebi bu..
benim tercihim değildi grafik okumak..resmen yol götürdü..ben de geldim..
yapacak bir şey yok..sevdiğim saydığım bazı insanlar bu duruma katlanmamı..pek takmayıp çalışıp okulumu bitirmemi istiyor..
ben de diyorum ki..ben okulu değil ama
okul beni bitiriyor..
mesela geçtiğimiz sene..okul ücretine zam yapılıyor..
yeni gelenlere ise kayıtsız şartsız indirim uygulanıyor..yeni gelenlerle bir derdim yok..umrumda değiller
gidiyoruz üç arkadaş..dilekçe veriyoruz bu saçmalık hakkında..
çünkü aklı çalışan her insanın anlayabileceği üzere bu bir saçmalık
gerizekalıları gerizekalılar yönetir..zaten aptallık bu şekilde kolayca yayılır
mesela siz başka şeyler tercih ediyorsanız..kendinizi ifade etme biçiminiz farklıysa..size bambaşka davranırlar..
önce ağzınızın orta yerine ederler..sonra bunu sizi sevdikleri için yaptıklarını söylerler..ama siz o ara hayata küsersiniz..
çünkü eğlenmek güzeldir..kirlenmek değil.
beni senelerdir kirletiyorlar..
kirlenmenin son dalgası okuduğum okulda mevcuttur..
attığım imza siliniyor..
yani ben varım..ama yokmuşum gibi davranılıyor..
daha ilk dönem..yorgunluktan uyukladığım için arkadaşlarımın içinden çıkartılıp..hemde bunu en kaba biçimde yaşayıp..
hocadan..biricik hocamdan..kendini allah zanneden biricik hocamdan..fırçaların en güzelini yiyip..
tekrar sınıfıma geri dönüyorum..
birileri ders saatlerini sabahın 8'ine çekiyor..
biz o üç arkadaş gidip dilekçe vermiyoruz..
çünkü fiyatlara zam yapıldığında kimse bizim kadar ilgilenmiş olmuyor zaten..
yani hep yalnız kalıyoruz..kimse taşın altına elini falan sokmuyor..
ama uğraşacağım..
bu okul zaten bir şekilde biter..mesele bitip bitmemesi değil..
ama ben şunu biliyorum..bunları dile getireceğim..
okulları kömürlüğe çevirdiler..
devletleride..özelleride..
ben artık çok sıkıldım..mesele dersten kalmak geçmek meselesi değil..
mesele kişiliksizleştirilme meselesi..
benim imzamı yok sayan..beni dersten çıkarıp fırçalayan bir davranış biçimini kabullenirsem..
ve başıma gelen garipliklere karşı mal gibi gülümsemeye devam edersem..
iki sene sonra benden olsa olsa şahane bir gerizekalı olur..
ben denemeyi seviyorum kardeşim..
ben başka şeylerle uğraşmayı seviyorum..
bi zahmet tek derdi üyesi olduğu herhangi cemaatin şekliyle yaşayan adamdan farkımız olsun
o kadarı olsun bari..
ben hayvan muamelesi görmekten çok sıkıldım..gerçekten çok sıkıldım..
ufacık çocukla alay eder gibi "notunu kırarım" diyerek beni kendinden nefret ettiren bu garipliklerden çok sıkıldım..
sanki alayımızın bir eğitimden geçmesi gerekiyor en başından...
alican arıcan
29/05/11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder