
bugün bir tren ezdi kafamı
sabah inanılmaz bir baş ağrısı ile uyandım
hangi gün? diye sormama gerek kalmadı
her pazartesi böyle olur çünkü
haftasonları çılgınlar gibi eğlendiğimden değil
kerem alışık ve feridun düzağaç yalnızlığı çektiğimden biraz
hangi çiçek gölgede solmaz?
nereden bileyim ulan ben..botanik kere botanik şarkımız
bilemedim.
yosunlar suyun üstünü görüyorlar
ama çıkamıyorlar kardeşim
bazen parmaklarımın klavyede kendi kendine yolculuk etmesi
sürüyle anlamsızlığı peşinden sürüklüyor ya!
çok seviyorum o durumu
bana biraz ibrahim sadri getir.
yüreğim şiir sıçıyor
ulan bu memleket ne kadar geride kalmış
olanlara rağmen ebru gündeş dinliyor
sevmiyorum kapkara kışı,ışıklar hiç sönmüyo
bana yüreğini fişekle kankacım
saçlarım rüzgarda kel kaldı
bizim memleketteki evi geçen yaz sel aldı
lokal sıkıntıları kucağımda büyüttüm
ki benden iyisini bulamazsın bu ortamda
diz üstü bilgi saydım senelerdir
ulan bu ne anlamsız bir şiir
şaka be şaka
şiir falan değil
burası benim blog sayfam
canım ne zaman isterse yazıyorum.
canım hep istiyor nedense
çünkü çok sıkılıyorum be atam
taksim-kadıköy arası yaşlanıyoruz
bu şekilde geçiyor zaman
neyse ki 110 var hayat kurtaran
zaman zaman kadıköy-beşiktaş
sanki istanbul bu sikiman üçgenden ibaret
gel diğer pazar günü sultanbeyli'de piknik yapalım
bir sabah gözlerimizi feriköy'de açalım
içerenköy karfur var bilir misin şekerim
korkmuyorum hayaletten en çok kespır'ı severim
alican arıcan
17/05/11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder