
olabildiğince uzağa git canım
buraları hiç duymayacağın bir kara parçasına otur
üzerine düşün altında kalanların
nasıl olsa senin derdini senden başka kimse senin kadar önemsemeyecek
dünya tek bir dil ile kursa bile iletişimi
yine de kırmızıdan kaçacak birileri.
ve yine eğlence kanlı bitti.
sol şeritte çok hızlı giden gençlerin cesedi hiç yakışıklı olmadı ki.
ayağında mayınla dura dura gelen ölüler.
beni hiç duymayacak olmaları ne acı
plastik sanatlar peşinde bir ömür çürütüyor insan
atık maddelerden elde ettiğimiz bir sanat eseri olsa hayatın bütünü
bu şiir değil..olsa bile kimse kendi diline çevirmek için yormaz kendini
neden devrilir cümleler kaldırın ayağa onları
olabildiğince uzağa git canım
sabahtan akşama televizyon açık evlerde
akşamları dönerken eve bir kış günü mesela
ışığı açık evlerin aralanmış mutfak camlarından çıkan köfte kokusu
sahi siz akşam 9'da mı yersiniz akşam yemeğini
7'den sonra sakın sofra kurmayın diyor doktorlar..ama siz dinlemiyorsunuz ki
o motor kazasından sonra
benim kaska inancım kalmadı ki.
kurallar burada uyulmak için değil.direksiyon başında uyumak için
öteki dünyaya gitmek konusunda bu kadar çok şaka yapan bizler
allah'tan korkuyoruz öyle değil mi?
cinnet kimimizin içinde..kimimizin ayaklarının altında
yaşamak bir karakter meselesi
cidden kendini yaratıyorsun zamanla.
nasıl durursun cam kenarında?..seni çok merak ediyorum uzaklara bakarken
yüzünde çizgiden fazlasını verir zaman sana
sen ise yaşlanmayı hazmedemediğin zaman oturur mal gibi uzağa bakarsın
ben sabahın kör vaktinde o sokaktan geçerken
sen daha dükkanı yeni açarsın
gel bu sabaha karşı duralım
evet
bu sabaha karşı duralım
olabildiğince uzağa git canım.
beyni göçene saygı duyuyorum
hayal kurmak çok güzel.
alican arıcan
01/05/11
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder