Bizde geçerli olan rekabet sistemi.."elin oğlu" ile sidik yarıştırmak üzerine kurulu..
Gazlayan bir dişi..gazlanan bir erkek..
Elin oğlu yapıyor sen yapamıyorsun..
Daha ilköğretim döneminde başlar bu gazlanma vaziyeti..Bu sadece bir problemdir..
Sürekli sidik yarıştırmak sadece bir problemdir..başka birşey değildir..Bir yenilik değildir..yeni bir fikir atmaz ortaya..ancak zaman öldürür anlamsızca..
Siz birden kendinizi elin oğlu ile kıyaslanmış..ve piste sürülmüş bulursunuz..
Etrafı bir gezsek..başka hikayeler dinlesek sırf elin oğlu evlendi diye evlenen..elin oğlu ehliyet aldı diye hliyet alan..elin oğlu sevişti diye sevişen..ya da elin oğlu yüzünden karakterini değiştiren bin tane adama rastlayabiliriz..
Elin oğlu askere gittiyse evin oğlu da gitmelidir..
Elin oğlu uzaya çıktıysa bizimki uzayı ele geçirmelidir..
Elin oğlu ufo gördüyse..bizimki ufo ehliyeti almalıdır..
Herşey abartılır bizde..bizde rekabet sistemi elin oğlunun fantazilerine göre şekillenir..
Elin oğlu kıçında patlıcanla gezse biz o konuda da kendimizi yarışa sokacak bir sebep uydurabiliriz..
Elin oğlu bir mala beş verdiyse biz en az on vermeliyiz..
Şu salak rekabet ortamından sadece ahlaksız esnaf faydalanır..
Zaten ahlaksız esnafın çıkış noktası da "elin oğlu" ile girilen anlamsız rekabettir..
"Zam" ya da "indirim"..veya "kalite" gibi kelimeler elin oğlu ile girilen manasız rekabetler sonucu ortaya çıkmıştır..
Elin oğlu bence ölsündür
Sürünsündür
Gebersindir
Beni yeryüzünde "elin oğlundan" başka kimse çok fazla üzemedi..
Ah elin oğlu..sen yok musun!
Alican Arıcan
28/11/09
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder