7 Ekim 2009 Çarşamba

88 MODEL-26

Dün İstanbul'un merkez olarak adlandırılan yeri..Taksim karışmış..aslında alışık olduğumuz bir vaziyet..bize çok uzak olmayan görüntüler.İstanbul'u daha önce sadece televizyondan görenlerin şaşıracağı birşey belki..hatta onlar bile şaşırmayabilirler olana bitene..hani mafyaların mafyası İstanbul'dan sağlıyor ya geçimini..o yüzden anormal gelmeyebilir bu mekanı yeni tanıyanlara..İstanbul zaten şiddet ile ilişkisini kesememiş bir mekandır..burada ölmek bir insanın başına gelebilecek en doğal hadisedir..ölmekten kastettiğim şey "kader" ile ilişkilendirilebilecek tarzda ölümler değil elbet..aksine araba çarpması..bir yapıdan ağır bir parçanın kopup kafanıza düşmesi..ne bileyim çantanızla bilmemne caddesinde sürüklenerek kapkaç terörüne kurban gitmeniz...Şimdi dün haber bültenlerine konu olan şiddet içerikli görüntüleri izleyince aslında olanın bitenin az olduğunu düşünmeye başladım..esnaf ağlıyor..neden?..çünkü sözde "teröristler" banka şubelerinin camlarını indiriyor..çünkü sözde "teröristler" marketlerin camlarını indiriyor..çünkü sözde "teröristler" mağazaların camlarını patlatıyor..sözde "terörist" arkadaşların amacı İMF'nin canavar gibi tepemize çöküşüne tepki göstermekmiş..öyle diyorlar ben sözde "teröristlerden" birisiyle konuşmuş değilim konu hakkında..

Peki olaya bir de şu taraftan bakalım..camı çerçevesi indirilen bankalarda çalışanlar..camı çerçevesi paramparça edilen marketlerde çalışanlar..camı çerçevesi toz duman olan mağazalarda çalışanlar..aslında onlar hergün akıllarından geçirmiyorlar mı bu adaletsiz düzene bir tepki koymayı..yani büyük patronlara sayıp söverken herşey çok masum da..camı çerçeveyi patlatınca mı başlıyor sıkıntı..faili meçhul cinayetlerin popülaritesini yitirmediği ülkemizde günün aydınlık saatinde yüreğiyle sisteme karşı çıkanların dikkati çektikleri yer sadece camdan çerçeveden mi ibaret sizce..yani sağı solu kırılıp dökülen bankalara kredi kartı borcu bulunan vatandaş dün hak vermedi mi sözde "terörist" arkadaşlara..bankada başkasının parasını korumaya çalışırken canından olan güvenlik görevlisinin geride kalan ailesinin hıncı alınmadı mı biraz..ölenle ölünmemesi üzerine binlerce kez devlet yetkilileri tarafından "ders almış" halk gidenin geri gelmemesi üzerine "mastır" yapmaya başladığı şu günlerde aslında geri kazandırılabilen şeylerin kırılıp döküldüğünü görmedi mi?..cam çerçeve yine yapılırdı da..ölenle ölünmezdi değil mi?..gidenler geri gelmezdi de..cam çerçeve geri gelirdi öyle değil mi?..başkaları için yaşayıp başkaları için ölmek adına zaman tüketen bizler..dün bir günlüğüne ortalığı karıştırdığını düşündüğümüz insanlara destek vermek yerine onların bir günlük şiddetinden kaçmakla kalmayıp onlara vurduk..biz vurduk..biz her zaman olduğu gibi dün de sisteme tepkisini sistemin kendisi gibi koymaya çalışanlara tekme attık..kaldırım taşına köpeğinin dışkısını yaptıran terbiyesizlere sesini çıkartmayan bizler..kaldırım taşlarını sisteme fırlatanlara laf söyledik..evet evet..biz söyledik..çünkü biz sadece ve sadece şiddetin eğitimsizler tarafından yapılan eylemlere verilen bir isim olduğunu sanmaktaydık..şiddet bizlere göre sadece cahillerin hayata geçirdiği bir eylemdi..ama ne enteresandır..aslında kulluk ettiğimiz büyük patronların bizi hayvan yerine koyuşuna sessiz kalışımız daha büyük cahillikti..

Amaaaan sistemi biz mi değiştirecektik..dünya son bir senedir..hatta daha fazladır üzerinde barındırdığı ekonomik krize çare aramayı çoktan bırakmışken..bizler lüks içinde yaşama hayalleri ile sağımızdan solumuzdan kısmak yerine daha fazla yük bindirmeye zaman harcadık şiddete..şiddet dediğim şey insanın kendini kaybetmesi elbette..hem de sürekli olarak kaybetmesi..yani başka dinlere..dillere..ırklara saygısını yitirmesi..ya da başka şeyler üzerinden bölücülük yapması..dün İstanbulun göbeğinde olup biten şey "cahil".."terörist" olarak adlandırılanların "okumuşlara" verdiği dersten ibarettir..dersi sadece iktidara yakın zenginler vermeyecekler elbette..açılım konusunun iktidar elince yalan edilmesi de şiddeti körükleyen etkenlerden birisidir..çünkü bu beceriksiz ve hırsızlara ortam sağlayan "vazgeçilmez" iktidar milliyetçilik ve din üzerinden ülkeyi bölmüş..muhalefet partileri de beceriksiz ve yanlış yaklaşımları sonucu ülkenin bölünmesine büyük ölçüde katkı sağlamıştır..şimdi sorulacak bazı şeyler olmalı..her gün üzerine basıp geçtiğiniz kaldırım taşları bir gün sizinde elinize geçerse ne yaparsınız?


Alican Arıcan
07/10/09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder